dini sözler


6/9/2008 ·

İyiliği gizlemek, kötülüğü gizlemekten daha üstündür. (Ebu Bekir Ferra)

Bilmediklerimi ayağımın altına alsaydım başım göğe ererdi. (İmam-ı Azam)

İnsan, alışkanlıklarının çocuğudur. (İbni Haldun)

Herkes herkese bir lokma şey verebilir ama boğaz bağışlamak, ancak Allah’ın işidir. (Mevlana)

Güzel söz söyleyen, kimseden kötü söz işitmez. (Firdevsi)

Bir şeyi bulunmadığı yerde aramak, onu aramamak demektir. (Mevlana)

Avcı nice al (tuzak, hile) bilirse, ayı da onca yol bilir. (Kaşgarlı Mahmud)

Haksızlık karşısında eğilmeyiniz; çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz. (Hz. Ali (r.a))

Güzel konuşmanın sırrı, lüzumsuz sözleri terk etmektir. (Hz. Ebubekir)

Özü doğru olanın, sözü de doğru olur. (Hz. Ali (r.a))

Birliğin kederi, ayrılığın safasından daha hayırlıdır. (Yahya bin Muaz)

Her gecenin bir gündüzü vardır. (Hz. Ali (r.a))

Sakladığın sır senin esirindir. Açığa vurursan sen onun esiri olursun. (Hz. Ali (r.a))

Bütün kötülüklerin anahtarı, hiddettir. (Cafer bin Muhammed)

Kesilmiş koyuna derisinin yüzülmesi elem vermez. (Hz. Esma)

Güzel ahlak; bağışlayıcılık, sabır ve tahammüldür. (Hasan-ı Basri)

En iyi nasihat; iyi örnek olmaktır. (Malcolm X)

Nefis üç köşeli dikendir, ne türlü koysan batar. (Mevlana)

Geçmişler geleceğe, suyun suya benzemesinden daha çok benzer. (İbni Haldun)

İnce sözler keskin kılıca benzer, kalkanın yoksa geri dur. (Mevlana)

Gerçek zengin, bilgisi çok olan insandır. (Hz. Ali (r.a))

Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol. (Mevlana)

Cevizi kırıp özüne inemeyen, hepsini kabuk zanneder. (İmam Gazali)

Hayat, iman ve cihaddır. (Hz. Hüseyin (r.a))

Haksızlığa baş kaldırmayanlar, onlardan gelecek her kötülüğe katlanmalıdırlar. (Hz. Ali (r.a))

Hayatında ekmeği yenmeyen kimsenin adı, ölümünden sonra anılmaz. (Şeyh Sadi)

Hiç kimse, diğer bir kimsenin kulu değildir. (Hz. Ali (r.a))

Uzun mesafelere ulaşmak, yakın mesafeleri aşmakla mümkündür. (İmam Gazali)

Tarih değil, hatalar tekerrür ediyor. (Abdulhamid Han)

En büyük felaketler içinde bile ümidini kaybetme, unutma ki ilik, sert kemiğin içinden çıkar. (Hafız Şirazi)

Cahillerin kalbi dudaklarında, alimlerin dudakları kalplerindedir. (Hz. Ali (r.a))

Her kalbin çarpıntısı kendi ecelinin ayak sesleridir. (Beyazidi Bestami)

Mal cimrilerde, silah korkaklarda, karar da zayıflarda olursa işler bozulur. (Hz. Ebubekir (r.a))

Gecenin ne kadar uzun olduğunu ancak hastalar bilir. (Sadi)

Kibir, bele bağlanmış taş gibidir. Onunla ne yüzülür ne de uçulur. (Hacı Bayram-ı Veli)

Zalimler için yaşasın cehennem. (Bediüzzaman Said Nursi)

Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır. (Bediüzzaman Said Nursi)

Tatlı suyun başı, kalabalık olur. (Mevlana)

Kurdun elinden çobanlık gelmez. (Sadi)

Eğri ok, doğru yol almaz. (Hz. Ali (r.a))

Hiçbir acı, cehaletten daha fazla zahmet verici değildir. (Hz. Ali (r.a))

İnsanı maskara eden, dilidir. (Sadi)

Ham düşünceleri, ancak akıl pişirir. (Firdevsi)

Fırsatlar da bulutlar gibi çabucak geçer gider. (Hz. Ebubekir (r.a))

Hasedciye rahat, kötü huyluyu da şeref yoktur. (Ahnef bin Kays)

Çocuklarınızı kuzu gibi büyütmeyiniz ki, ileride kuzu gibi güdülmesinler. (Şeyh Sadi Sirazi)

Hükümetlerin en kötüsü, suçsuzu korkutandır. (Beydeba)

Hükümdar köylünün yumurtasını alırsa, adamları bütün tavukları alır. (Sadi)

Bin zulme uğrasan da, bir zulüm yapma. (Hz. Ali (r.a))

Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez. (Mevlana)

Yorum (yok) Yorum yaz!

gül resimleri


6/9/2008 ·

                                       
E Kart Gönder     E Kart Gönder     E Kart Gönder      E Kart Gönder

E Kart Gönder     E Kart Gönder      E Kart Gönder      E Kart Gönder

E Kart Gönder       E Kart Gönder      E Kart Gönder     E Kart Gönder

E Kart Gönder      E Kart Gönder      E Kart Gönder      E Kart Gönder

E Kart Gönder      E Kart Gönder       E Kart Gönder     E Kart Gönder

E Kart Gönder     E Kart Gönder        E Kart Gönder    E Kart Gönder

E Kart Gönder   E Kart Gönder    E Kart Gönder   E Kart Gönder 

E Kart Gönder E Kart Gönder E Kart Gönder E Kart Gönder E Kart Gönder

Yorum (yok) Yorum yaz!

biyografi


6/9/2008 ·

                                                                      abidin

Abidin, 7 Temmuz 1977'de Adana'da doğdu. İlkokulu Adana Ziya Gökalp,
ortaokulu yine Adana'da İstiklal ortaokulu ve liseyi de Seyhan Çobanoğlu
lisesinde bitirdi. İlkokul yıllarından itibaren ailesine yardımcı olmak ve
kendi parasını kazanmak için çalışmaya başladı. Önce babasının yanında
marangozluk yaptı. Sonra bir tüpçüde çalıştı ve ardından bir börekçiye girip
orada soğan soymaya başladı. Lise yıllarında ev ev dolaşarak tekstil
ürünleri pazarladı. Sonunda hayatındaki en büyük tutkusu müzikle tanıştı ve
gitar çalmaya başladı.



Lise hayatı boyunca Adana müzik merkezinde gitar konusunda kendini geliştirdi ve liseyi bitirdikten sonra barlarda şarkı söylemeye başladı. Ancak, üniversiteye de gitmek istiyordu ve sınava girip Anadolu üniversitesi İktisat bölümünü kazandı. Eskişehir'e yerleşti ama sadece 4 ay kalabildi ve Adana'ya döndü. Askerlik zamanı gelmişti.



Askerliğini, doğduğu yere çok yakın bir şehirde Gaziantep'te yaptı. Ancak, 8
ay sonra kalbindeki ritim bozukluğu nedeniyle erken terhis edildi. Adana'ya
geri döndü. 1 yıl boyunca demolar hazırladı ve bunları İstanbul'daki müzik
şirketlerine gönderdi. Maalesef istediği sonucu alamadı. Hayatına yeni bir
yön verip, tekrar Eskişehir'e gitmeye okulunu bitirmeye karar verdi. Okul ve
bar programlarını beraber yürüttü. Mali müşavir olmak istiyordu ama müzik
tutkusu yine okuldan ağır bastı ve Abidin yine Adana'ya döndü.



Yine demolar hazırladı, yine İstanbul'a gelip demolarını müzik şirketlerine verdi ve yine amacına ulaşamadı. Soluğu tekrar Adana'da aldı. 2003 Yılının Eylül ayı gelmişti. Kanal D'de Popstar Türkiye tanıtımlarını gördü ve 8 Eylül'de jüri önüne çıktı. Şehir elemelerini geçmiş ve ilk 50 Popstar adayı arasına girmişti. Abidin'e yine İstanbul yolları görünmüştü. İstanbul'daki 3 günlük eğitime katıldı. 3. günün sonunda 50 yarışmacıdan geriye 12 kişi kalacaktı ve Abidin gösterdiği performansla Türkiye'nin yeni Popstarı olmaya aday 12 finalist arasına girdi. Artık sıra halk oylamasına gelmişti. 12 haftalık canlı yayın maratonunun sonunda hiç kırmızı odada son ikiye kalmadan büyük finale kadar geldi.


                                                              adnan şenses

Baba Muhsin anne Emine'den 21.8.1935 de Bursa'da dünyaya gelen babasının memuriyeti dolayısıyla Ankara'ya taşındı.İlkokula Ankara İsmet İnönü ilkokulu'nda başlayan Şenses tahsilinin devamını İstanbul'a taşındıkları Karagümrük İlk ve Ortaokulunu tamamlayıp, ailesinin ısrarı ile marangozluk sanatına başlamıştır. Atelye çalışmaları zamanı sesinin güzelliği ile çevresinin dikkatini çekmiş, böylece sahne ve müzik hayatı 1956 yılında başlamıştır.

Süratle musiki sanatının akademik kısmına ihtiyaç duyan Şenses, Ankara Radyosunun açmış olduğu imtihana girerek pekiyi derece ile Ankara Radyosunda göreve başlamış, 16 sene görev yaptıktan sonra Radyo'dan istifa ederek profesyonel sanat hayatına atılmıştır. Türkiye'nin en ünlü gazinolarında solistlik yapmış, 35'in üstünde film çevirmiş, plak ve kaset dünyasında Altın Plak ve çok sayıda ödüller almış, sosyal düzende dernek, cemiyet, vakıflara konserleriyle yılarca hizmetler yapmış, toplumca çok sevilen Şenses şu an TGRT televizyonunda 1 sene anlaşmalı ayda bir solo konserler yapmakta olup; sanatsal tüm faaliyetlere Mega Star olarak iştirak etmektedir.

                                                                  ajda pekkan
Pop Müzik
Doğum Yeri : İstanbul
Doğum Tarihi : 1946
Kişisel Bilgiler : Babası Subay, annesi ev hanımıydı. Çok ‘sosyal ve modern’ bir çevrede yetişti. Çocukluğu babasının işi dolayısıyla Gölcük´te geçti.
Kariyeri : 1963 yılında Ses dergisinin açmış olduğu artist yarışmasına katıldı ve birinci oldu. Hemen ilk filmini çevirdi. Sanat hayatı boyunca birçok filmde rol aldı. Bunların en bilinenlerinden birisi de ´Abidik Gubidik´ti. Bu filmde Öztürk Serengil ve Aysel Tanju ile rol aldı. 1970´lerde müzik piyasasına adım attı. 1975-76´lı yıllarda sözlerini Fikret Şeneş´in yazdığı aranjörlüğünü Noray Demirci´nin yaptığı ´Hoş Gör Sen´, 1977 yılında seslendirdiği Fransızca parça 'Viens Dans Ma Vie' filmlerde yer almıştır.
Artık Türkiye´nin tanıdığı biriydi. Türkiye´de estetik ameliyatı konusunda bir ilk oldu. Türk popunun ilk aşaması diyebileceğimiz ´aranjman´ modasının ilk ürünlerini verenlerden oldu.

1973 yılında Avrupa´nın ünlü müzikholü ´Olympia´da verdiği konserle hem dış dünyaya açıldı.Türkiye’nin mutlu azınlığı ona ´Superstar´ ünvanını verdi. 7 yıl kadar Fransa´da kaldıktan sonra ülkesine döndü. Ülkü Aker ve Fikret Şenes gibi söz yazarlarıyla çalıştı.

Aman Petroil
1980 yılında Türkçe sözlerini Şanar Yurdatapan ve müziğini Atilla Özdemiroğlu nun yaptığı Petroil adlı parçasıyla eurovision da ülkemizi temsil etmiştir. Müzik yelpazesini genişleten Pekkan, Jazz türüne eğildi ve Amerikalı ünlü bir sanatçıyla konser verdi. Bu konserde ona vokalist olarak Mazhar-Fuat-Özkan eşlik etti. 90´lı yıllarda her sene bir albüm çıkardı. En son ´The Best Of Ajda´ adlı bir albüm yayınladı.


Hakkında yazılanlar
1.Profili Olmayan Kadın Bir Süperstar'ın Yaşamından Pınar Çekirge, Nuh Köklü Cep Kitapları / Anlatı Dizisi

"Bir toplumun sürekli idolü olmak, güzelliği temsil etmek, kusurlarını yok edip, varolmayan güzellikleri de güzelliğine eklemek... Sanki neredeyse yeni bir yaratık yaratmak... Ama o, tüm bu çabaya, belki sanıldığı kadar bencil olmayan bir amaç uğruna girişmişti. Koca bir topluma sürekli bir güzellik duygusu vermek, kendinden emin bir kadının zamana meydan okuyuşunu simgelemek... -Atilla Dorsay, Ajda'nın Yüzü- Ajda, bir simgeydi... bir efsane. Eskimekten korkan, konuşurken... Fransızca ve İngilizce sözcüklere sığınan, kaliteli hayatı... first class uçmayı, hayvanları seven... Kendi deyişiyle "ekstrem tenakuzlar içinde" yaşayan bir "süperstar". 

                                                                 alişan
Bingöl´lü bir ailenin çocuğu olarak 19 Haziran 1976´da İstanbul Kasımpaşa´da dünyaya geldi. Müzik piyasasına atılana kadar adı Serkan´dı. Müzik yeteneği, küçük yaşlarda ailesi tarafından anlaşıldı. Henüz iki yaşındayken, İbrahim Tatlıses´in 'Sabuha', İzzet Altınmeşe´nin 'Maden Dağı' adlı türkülerini ezbere okurdu. Okul yıllarında öğretmenleri ders arasında Serkan´a türkü söyletirlerdi. Bu, liseyi bitirene dek sürdü.

Serkan´ın en büyük amacı pilot olmaktı ancak ÖSS´den yeterli puanı kazanamayınca bu hayali suya düştü. Lise 1. sınıftayken, babasının maddi desteğiyle ilk kasetini yaptı. Ancak bunu, gerçek bir kaset çalışması olarak kabul etmiyor.Dedesi ve dayısının yakın dostu olan, Prestij Müzik´in ortağı Hilmi Topaloğlu tarafından keşfedilen Serkan, daha sonra firmanın diğer ortakları Mahsun Kırmızıgül ve Burhan Aydemir´ in de desteğiyle ilk albümü 'Sana Birşey Olmasın' ı 1997´de piyasaya çıkardı.
Albümün çıkış parçası 'Kralı Gelse' adlı parçayla müzik dünyasında büyük yankı uyandırdı.

                                                           barış akarsu
Hatice hanım ve Selahattin beyin 29 haziran 1979 da zonguldakta bir erkek bebekleri oldu. 1979 yılı barış yılı ilan edilmişti ve bebeklerine barış ismini koydular. 1982 yılında doğan kız kardeşi nesrin ile aile amasrada yaşamlarına devam etti. Amasrada denizle haşır neşir büyüyen ve okul yıllarınıda amasrada geçiren barış akarsu için deniz ve kumsallar her zaman çok önemli oldu. Flüt çalarak başladığı müzik sevgisi mızıka ve kumsallarda çalınan gitar ile devam etti. Karadeniz Ereğlisinde, antalyada, ankarada zaman zaman amatörlük, zaman zaman müzisyenlik yapıp yaşam kavgası verirken tvlerde gördüğü akademi türkiye yaroşmasına birazda arkadaşlarının ısrarıyla son gün katılmaya karar verdi. Yaroşmalara karşı olduğunu her zaman belirtsede yaşamada verilecek eğitim, katılmaya karar vermesindeki en büyük etken oldu. Türkiyenin en çok sevdiği barış akarsu 2004 temmuzda yarışmayıda birincilikle bitirdi ve istanbula yerleşti.

Yarışmadan sonra 14 ocak 2005 tarihinde prdöktörlüğünü Serdar Öztop`un yaptığı ve Seyhan Müzik etiketiyle piyasaya çıkardığı "Islak Islak" albümüyle müzik dünyasına profesyonel bir giriş yaptı. Islak Islak albümündeki ıslak ıslak, kimdir o, amasra, mavi parçalarına klip çekildi ve klipler çeşitli tv kanallarında yayınlanmaya devam ediyor. 17 Ağustos 2006 tarihinde Ayhan Orhuntaş ve Ergin Altınel prodüktörlüğünde gerçekleştirilen ikinci albümü "Düşmeden bulutlara koşmam gerek" Seyhan Müzik etiketiyle piyasaya çıktı. 10 yeni ve 1 coverden oluşan albümde söz ve bestesi BARIŞ AKARSU`ya ait "Yeter be" ve "Ben" adlı iki eserde bulunmaktadır. İkinci albümünden; Vurdum en dibe kadar, Yaz demedim parçalarına klip çekildi ve yayınlanmaya devam ediyor.

Müzik dışında projelerede imza atan BARIŞ AKARSU Star TV de yayınlanan YALANCI YARİM dizisinin başrolünde oyuncu kimliğiyle evlerimize konuk olmaya devam etmektedir.

Yarışmadan itibaren oluşan ve BAG (Barış`ı anlayanlar grubu) adını alan fan grubunu büyük sevgi dolu ailem diye tanımlayan BARIŞ AKARSU USDER tarafından sosyal kalkınma ve dayanışmaya verdikleri öneme göre verdikleri ödüllerde ROCK dalında en iyi şarkıcı, FUTURE dergisi yılın en sevilen rock sanatçısı ödülünü, CEM KARACA özel ödülünü aldı.

Barış Akarsu Resmi Internet sitesi www.baris-akarsu.com dur.

----------------------------------------------

Barış Akarsu (d. 29 Haziran 1979, Zonguldak – ö. 4 Temmuz 2007, Bodrum), rock müzik şarkıcısı, TV dizisi oyuncusu.

İlk, orta ve lise öğrenimini Amasra'da tamamladı. Lise öğrenimini sürdürürken Amasra Yelken Kulübü'nde profesyonel olarak yelken sporu ile ilgilenmeye başladı.

Müziğe ilgisi küçük yaşlarda başladı. İlkokuldayken elinde blok flüt sokaklarda dolaştığını söyler. Ama müzikle asıl tanışması Amasra'ya gelen müzisyenlerden etkilenerek çalmayı öğrendiği klavye, gitar ve mızıka ile olmuştur. Barış Akarsu, o dönemlerde dinlemeye başladığı 1970 ve 1980'lerin rock, hard rock ve heavy metal grup ve sanatçılarından etkilendi.

Antalya'da animatör ve müzisyen olarak çalıştı. Daha sonra Karadeniz Ereğlisi'ne gelerek dört yıl boyunca çeşitli barlarda, yerel televizyon ve radyolarda programlar yaptı. Bu dönemde Akademi Türkiye yarışmasına katıldı ve 2004 Temmuz ayında yarışmayı birinci olarak tamamladı. Yarışmadan hemen sonra İstanbul'a yerleşti ve müzik çalışmalarına burada devam etti. Akademi Türkiye Yarışması'ndan sonra Türkiye'nin değişik yerlerinde sayısı 100'ü geçen konserler verdi.

14 Ocak 2005'te Seyhan Müzik'ten Serdar Öztop'un prodüktörlüğü ile yaptığı ilk albümü Islak Islak'ı piyasaya çıkardı. Bu albümden aynı yıl içerisinde "Islak Islak", "Kimdir O" ve "Amasra" parçalarına klip çekti. 3 Ağustos 2006'da ikinci albümü olan Düşmeden Bulutlarda Koşmam Gerek'i piyasaya çıkardı.

2006 yılında televizyonlarda yayımlanmaya başlanan Yalancı Yarim dizisinde başrollerden birini üstlendi.

Barış Akarsu, yirmi sekizinci doğum günü olan 29 Haziran 2007 Cuma akşamı saat 22:30 civarında, Muğla ilinin Bodrum ilçesine 5 kilometre mesafede olan Torba Kavşağı'nda bir trafik kazası geçirdi. Barış Akarsu'nun içinde bulunduğu otomobili Zeynep Koçak (24)'ın kullandığı açıklandı. Otomobilde bulunan Nalan Kahraman (37) olay yerinde öldü. Özel Bodrum Hastanesi'ne kaldırılan Barış Akarsu ise, beş günlük yoğun bakımın ardından 4 Temmuz 2007 Çarşamba günü saat 20:10 sularında hayatını kaybetti ancak ölümü 23:10 da açıklandı.


                                                   berdan mardini
Anne ve babası Mardin'in Yaylabaşı köyünden olan Mardini, 5 Kasım 1978'de Diyarbakır'da doğdu. Yedi kardeş'in 6.sı olan olan Mardini'nin babası T.Z.D. Kurumunda çalışan bir devlet memuruydu. Babasının mesleği nedeniyle eğitimini değişik illerde sürdürmek zorunda kaldı.

İlkokul ikinci sınıfa kadar Diyarbakır'ın Çınar ilçesinde okudu. Daha sonra babasının tayini çıkınca, ailesiyle birlikte Isparta'nın Gelendost taşındı. İlkokul üçüncü sınıfa Gelendost'ta devam etti. O yıllarda yeteneği ön plana çıkmaya başlıyordu. Okulda oynadığı piyes, tiyatro gibi sanat alanlarında sesinin güzelliği çevresi tarafından fark edildi.

İlkokul 5.sınıfta düzenlenen ilçelerarası şiir yarışmasında üçüncü oldu. Daha sonra ortaokul yıllarında okulun düzenlediği bir çok sosyal ve kültürel faaliyetlerde görev aldı. Ortaokulda üç, lisede iki sene tiyatro oynadı. Yine okulun düzenlemiş olduğu ses yarışmasında birinci oldu. O dönemler müziğe daha fazla merak sarmaya başlamıştı. Enstrüman çalmayı çok istiyordu. Okulun açmış olduğu bağlama kursuna ablası ve ağabeği yazıldığı için kendisi yazılamadı. Ama o kadar hevesliydi ki ağabeyi ve ablası evde çalışırken onları seyreder, daha sonra bağlamayı gizlice alıp kendi kendine çalışırdı. Bir süre sonra kendide bağlama çalmaya başladı. Derken babası emekli oldu ve ağabeğiyle ablasının, daha önce gittiği İstanbul'a yerleşmek zorunda kaldı.

İstanbul'da Avcılar'a yerleşti. Avcılar Süleyman Nazif Lisesi'nde eğitimine Lise üçüncü sınıftan devam etti. Bir senelik okul yaşantısı içerisinde yine okulun düzenlediği konser ve faaliyetlerde yer aldı. Üniversite sınavını kazanamadı ve iş hayatına atıldı. Babasının açmış olduğu tekstil firmasında kardeşleriyle birlikte çalışmaya başladı. Burada işin bütün safhalarında çalıştı. Ortacı, makineci ve pastalcı olarak çalıştı. İki senesini burada geçirdikten sonra firmalarının yakınındaki bağlama kursuna yazıldı. Orada çok iyi bağlama çalan birine rastladı. Bir gece onunla birlikte Avcılar sahilde bir bara gidip eğlenmeye karar verdiler. O barda ses düzeni henüz yeni kurulduğu için herkes kendi masasında çalıp söylüyordu. Kendi kendilerine mırıldanırken barın sahibi rica etti ve ses düzeniyle okumasını istedi. Orada bir iki türkü okuyunca çok beğenildi ve geceleri sahneye çıkması istendi.

Aslında sahne anlamında müzik hayatına başlaması tamamen bir tesadüftü. Bu dönem içerisinde sabahtan akşama kadar işyerinde, işten sonra da ailesinden gizli olarak sahne hayatına başladı. Çevresi çok başarılı olduğuna inanıyordu. İstanbul'un değişik semtlerinden teklifler gelmeye başlamıştı. Bu arada profesyonel anlamda müziğe merak sarmaya başlamış ve teklifleri değerlendirme kararı almıştı. Ama konfeksiyon hayatı devam ediyordu. İkisinin de bir arada gitmeyeceğini düşünerek ailesine gece sahne aldığını ve artık müzikle uğraşmak istediğini söyledi. Ailesinden de olumlu yanıt aldı. Konfeksiyon hayatına son verip Bakırköy Prestij Bar'dan gelen teklifi doğrultusunda orada çalışmaya başladı. Prestij Bar'da sahne almaya başladıktan sonra, farklı birçok teklifler gelmeye başladı. Profesyonel bir müzik hayatı için nota ve solfej dersleri alarak kendisini bu anlamda geliştirmeye başladı. Aslında konservatuar okumak istiyordu, hatta sınavlarına da girdi, fakat başarılı olamadı. Yalnız bu işin okulunu okumanın şart olmadığını, insanın kendini bu anlamda geliştirmek için dışarıdan da özel eğitimler alabileceğini ve kendini hazırlayabileceğini düşünüyordu.

Bir iki yıl Bakırköy'de sahne aldıktan sonra Etiler Zorba Taverna haftanın bir günü türkü gecesi yapmasını istemişti. Pazar günleri orada çıkmaya başladı. Bir dönem sonra şu sıralar da sahne aldığı yer olan Taksim Mektup Bar'da çıkmaya başladı. Sahne yıllarına başladıktan sonra kendisinden iki yaş büyük olan ağabeğide gitar çalmaya başlayarak Berdan'a sahnede eşlik etmeye başladı. Nihayet profesyonel çalışması 2000 yılının kasım ayında piyasaya çıktı. Albümü Canan Prodüksiyon tarafından yapılmıştı. Ama gerek yapım hatası gerekse tanıtım hatası kitlelere onu ulaştıramamıştı. Bu albüm kendisi için iyi bir tecrübe oldu. 2000 yılından 2002 yılına kadar bu anlamda mücadele verdi ve sonunda istediği albümü yaptı.

                                                                    bülent ersoy

1952 yılında İstanbul´da dünyaya geldi. Çok küçük yaşlardan itibaren müzikle ilgilenmeye başladı.Melahat Pars, Rıdvan Aytan’dan ve belediye konservatuarı hocalarından özel dersler aldı. İstanbul Belediye Konservatuarı´nı bitirdi.1971 yılında Saner Plak´tan çıkan kırkbeşlik plağı ilk albüm çalışması oldu. Bu çalışmada, güfte ve bestesi bestekar Muzaffer Özpınar´a ait 'Lüzum Kalmadı' ve 'Neye Yarar Gelişin' adlı eserleri seslendirdi.Sahneye ilk adımını 1974 yılında Büyük Maksim Müzikholleri´nde attı.Bu yıllardan itibaren eşcinsellik kültürünün yayıcılarından biri oldu.

Yetmişli yılların ortasında Itri´nin 'Tut-i Mucize- Guyan'ı gibi eserlerden oluşan koyu klasik bir uzunçalar yaptı.Yurtiçinde ve yurtdışında yüzlerce konser veren , 'Düşkünüm Sana', 'Yaşamak İstiyorum', 'Biz Ayrılamayız' ve 'Ablan Kurban Olsun Sana' gibi albümlere imza attı.1995 tarihini taşıyan 'Benim Dünya Güzellerim', S Müzik etiketiyle çıkan ilk albümü oldu. Selçuk Tekay´ın müzik yönetmenliğini, Özkan Turgay´ın aranjörlüğünü yaptığı albümde on şarkı seslendirdi.Aynı 'Alaturka 95' adında bir albüm yaptı., bir sonraki çalışması Maazallah isimli albümü 1997 yılında yayınladı.1980 yılında London Palladium´da,1983 yılında Madison Square Garden´da ve 30 Mart 1997´te etnik müzik sazlarıyla Paris Olympia müzikholünde sahne aldı.1997 yılında Uluslararası Montu Merid Müzik Doktoru ünvanıyla ödüllendirildi.

                                                                        hayko cepkin
Üniversitesi'nde şan eğitimi aldı. 2 sene Timur Selçuk Çağdaş Müzik Merkezi'nde şan, solfej ve armoni dersleri aldı. 1 sene Akademi İstanbul'da piyano eğitimi gördükten sonra profesyonel müzik yaşantısına 1997 yılında klavyeci olarak başladı.

Sırasıyla Öztürk, Ogün Sanlısoy, Aylin Aslım, Koray Candemir ve Demir Demirkan gibi isimlerle sahneyi paylaştı. Çalıştığı isimlerin bazılarının albümlerinde de düzenlemeci kimliğiyle yer aldı. En son Murathan Mungan'ın söz vermiş şarkılar adlı albümünde Aylin Aslım'ın seslendirdiği "Kimdi Giden" adlı bir Yeni Yürkü bestesi olan parçayı düzenledi. Bu sırada evinin odasında kaydettiği bestelerini hayata geçirme kararı aldı. 2005 yılı içinde "Sakin olmam lazım" adlı albümü ile alternatif müzik piyasasında yerini aldı.

Hayko Cepkin'in grubu gitarda Umut Töre, bas gitarda Poyraz Kılıç ve davulda Murat Cem Ergül'den oluşmaktadır.

                                                                     hande yener
12 Ocak 1973 yılında İstanbul'da doğdu. Liseyi İstanbul'da bitirdi. Bir ablası var. Liseden sonra evlendi. Çağın adını verdiği bir oğlu var.

Evliyken bir giyim mağazasında satış elemanı olarak çalışmaya başladı. Çalışırken 1992 yılında Sezen Aksu ile tanışarak hem vokalisti hem de asistanı oldu. "Deli Kızın Türküsü" albümünde Sezen Aksu'ya vokal yaptı ve yaklaşık 40 konserde sahnede Sezen Aksu'ya vokal yaptı.

1993 yılında Sezen Aksu'nun yanından ayrıldı ve Erdem Siyavuşgil'den şan dersleri aldı. Aynı dönemde Cem Özer'in televizyon programında şarkı söyledi. 1994 yılında boşandı.

Antalya'da çeşitli barlarda 3 yıl süreyle şarkı söyledi. Daha sonra İstanbul'a dönerek İstanbul'da sahne almaya başladı. 2000 yılında "Senden İbaret" adlı ilk albümünü çıkardı. 2001 yılında ilk albümünün remixleri ile karşımıza çıktı.

2002 yılında "Sen Yoluna Ben Yoluma" adlı albümü ile zirveye çıkan Yener daha sonra "Aşk Kadın Ruhundan Anlamıyor" isimli albümü ile büyük beğeni topladı. Müzikal başarısını "Apayrı" isimli albümüyle sürdüren sanatçı, son albümünde bir kez daha Erol Köse ile çalıştı. Bu albümüyle sektördeki farklı tarzını ortaya koyan Hande Yener, "Hande Maxi" albümüyle dinleyicilerine yeni deneyimler sunmaya devam ediyor...

                                                                         ceza
CEZA, 1977 yılında Üsküdar'da doğdu. Müziğe ilgisi evde babasının dinlediği Rock (Led Zeppelin, Scorpions, Osibisa vs.) plakları ile; Rap müziğe olan ilgisi ise ilkokul yıllarında sıra arkadaşından ödünç aldığı kasetler ve Break Dance 1 & 2 filmleri başladı. Profesyonel olarak çalışmalarına ise 1998 yılında DR FUCHS ile bir araya gelerek kurdukları NEFRET grubu ile başladı. 1998 yılında çıkan YERALTI OPERASYONU adlı toplama albümde 4 şarkı ile yeraldılar.

YERALTI OPERASYONU'nun yayınlanmasından kısa bir süre sonra HAMMER MÜZİK ile anlaşma imzaladılar ve 2000 yılında ilk albümleri "MECLİS-İ ALA İSTANBUL" ve 2001 yılında ikinci albümleri "ANAHTAR"ı yayınladılar. "ANAHTAR albümü çıktıktan sonra DR FUCHS'un askere gitmesinin üzerine, CEZA uzun süredir üzerinde çalıştığı, solo albüm projesine hız verdi. İlk solo albümü "MED CEZİR" 2002'de piyasaya çıktı. Solo albümüyle gerek yazılı gerekse görsel basından büyük ilgi gören CEZA, sayısız basın organında yeraldı ve yurtiçi ve yurtdışı pekçok konserde sahne aldı.

2004 yazında çıkan ikinci solo albümü "RAPSTAR" ile kelimenin tam anlamıyla bir patlama yaptı. "RAPSTAR" albümünün yanı sıra Candan Erçetin, Mercan Dede gibi isimlerle yapılan ortak çalışmalarla farklı kitlelere de açıldı ve beğeni kazandı. Rock İstanbul, Rock'N Coke gibi önemli organizasyonlarda yer aldı ve farklı mekanlarda sayısız solo konser verdi. Fatih AKIN'ın "CROSSING THE BRIDGE" filminde de yer alan CEZA yabancı müzikseverlerden de büyük beğeni kazandı ve pekçok ülkede galalarda ayakta alkışlandı. 29 Nisanda yeni Single'i "Feyz Al"ı yayınlayan CEZA, şu günlerde 3. albümünü çıkarmış bulunmakta.

                                                              demet akalın

Gölcük'te doğan Demet Akalın ilköğretim ve lise öğrenimini Gölcük'te büyük başarıyla bitirdi. İlkokul yıllarında gazeteci ya da öğretmen olma hayalleri kurardı, fakat o zamanki üniversite sınavı şartları günümüze göre daha zor olduğu için hayalleri suya düştü.

Ne yapıcam ne yapıcam diye düşünürken annesinin elinden tutmasıyla soluğu Yaşar Alptekin’in mankenlik kursunda aldı. 1990 yılında Mayo Güzeli seçildi. Ardından Neşe Erberk’te mankenlik yapmaya başladı.

Büyük performansla mesleğini sürdürürken bir gün sesinin güzelliğinin farkına vardı ve mankenlikte zirvedeyken hadi birde şarkı söyliyim dedi ve en iyi gazinolarda dev isimlerin kadrosunda başladı yeni mesleğini icra etmeye.

Başardığını düşündüğü bir zamanda hadi bir albümüm olsun dedi ve “ SEBEBİM ” adlı albümünü piyasaya çıkardı. İşler yolunda gitti yani başarıya bir başarı daha ekledi ve artık mankenliği bırakıp tamamen şarkı söylemeyi seçti. Daha sonra da “SENİN ANAN GÜZEL Mİ ?” dedi ve ilk single çalışmasını çıkardı. O ekstra senin bu ekstra benim derken artık sahnelerin bir parçası oldu. Sonra mı ? UNUTTUM dedi ve 3. albüm çalışmasını müzik severlerin beğenisine sundu.

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

anlamlı nickler


6/9/2008 ·

*Martının denizi sevdiği kadar sevebilir misin ? Toprağın suyu sevdiği kadar sevebilir misin ? Leyla`nın Mecnun`u sevdiği kadar sevebilir misin? Hadi bırak butun bunlarıda, Benim seni sevdiğim kadar sen de beni sevebilir misin ?


*Hayati gözyaslarinla ödüllendirecegine gülücüklerinle cezalandir....


*Dumanımda oyoktu sigarayı bıraktım kadehimde oyoktu içkiyi bıraktım rüyalarımda oyoktu uyumayı bıraktım baktımki onsuz olmuyor yaşamayıbıraktım


*Seni ne kadar sevdiğimi öğrenmek istersen vur kır kalbimi kalbimden akan kan yazacaktır ismini o zaman anlarsın sana olan sevgimi..


*Hepsi Gidici Sen Kalıcı , Hepsi Anlık Sen Hayat Boyu , Hepsi çocukçA Sen GerçEkçE , Hepsi Öylesine Sen Ölesiye..


*Küçüktüm, adam olmadı dediler, adam oldum, sevmedi dediler, sevdim, uğruna ölmedi dediler, Öldüm, iş işten geçti, dediler...


*Yalnızım, yalnızlığım beni dinlemekte, yalanda olsa ne varki bu şarkıyı söylemekte, yalanda olsa içimden bir bulut akıp geçiyor, yalanda olsa MUTLUYUM bu bana YeTeR


*Bazen anlatmak zor geldi korktum, bazen cesurdum sen yoktun, ve artık bir karar aldım söylüyorum. Seni çok ama çok Seviyorum.

*Sana Ne Demeliyim Bilmiyorum GüneşIm Desem Güneş Batıyor, Hayatım Desem Hayat Kısa, Gülüm Desem Oda Soluyor, Sana Canım Demeliyim çünkü Bu Can Seninle Yaşıyor..


*Aşkına döksem gözyaşlarımı, elinle bir defa silecek misin? Şu kalbimi sana versem, bir gün gelecek sevecek misin?


*Sonbahara İNat AğAç Hala YeşErmekte, Geceye İNat Gün Hala AğArmakta, Ben İSe Kadere İNat Hala Senİ SevmekteyİM. İNat Bu Ya MahşEre Kadar Senİ SeveceğİM!


*Bir çerçeve astım odama içi boş önemi yok, neden diye sorma neye baksam seni görüyorum nasıl olsa..


*Düşünüyorum da; düşüncelerin en güzeli senin beni düşünüp düşünmediğini düşünürken, düşünüyor olmanı düşünmek galiba
Dünyada bir çok insan var.Kimi mutlu kimi mutsuz, Kimi ağlayıp kimi gülüyor ama güzelliklere ve mutluluğa layık bir insan var o da su an mesajımı okuyor...


*Ne Güneşi İstiyorum Karanlığıma Ne De Yıldızları İstiyorum Gece Yarılarında... çok Değil BirTek Seni İstiyorum Yalnızlığıma!!!



*Gecenin sessizliğini dinle içinde beni bulacaksın.. Karanlığa bak yüzümü göreceksin.. Elini kalbine koy, gözlerini kapa ruhumu yolluyorum birazdan ÖPÜLECEKSİN..


*Bu gün bir meyhane keşfettim mezarlığın tam karşısında , Eğer ki bir gün beni ararsan ya meyhanedeyimdir yada tam karşısında...


*BuGüNü yaşıyorsam yarının seni bana getireceğine inandığım içindir....


*Kalbim seni unutacak kadar adi ise ellerim onu parcalayacak kadal asildir.


*Bir sevgi diledim gözyaşı buldum. Bir dost diledim sırtımdan vuruldum. Derdime derman diledim derdimin tiryakisi oldum. Bilki gerçek sevgiyi ben sende buldum!


*Seven unutmaz unutansa sevmemistir eğer sevipte unutmusa sevmesini bilmemistir.
Kül olmuş ateş yanar mı? Buz tutmuş su akar mı? Bu gözler seni sevdi başkasına bakar mı?
Sevgini taşımak değil hasretini çekmek zor gülmeyi unutmak değil ağlamaya alışmak değil ölmekte değil özleyipte görmemek zor...


*Sev ama yürekten olsun, gel ama ebedi olsun, gidersen benide ***ür, gittigimiz yer kara toprak olsun


*Kızlar sevgiyi kalplerine,erkekler ise ceplerine koyar! benim ceplerim dolu sevgini bomboş olan kalbime yazıyorum


*Seviyorum seviyorum haykırarak söylüyorum kimselerden korkmuyorum ölümüne seviyorum
bigün bana soracaksin ben mi dünya mi diye.Ben dünya diyecegim ve sen küsüp gideceksinama bilmeyeceksinki benim bütün dünyam SENSIN!


*gülmek icin mutlu olmayi bekleme, belki mutluluk gülüsünde saklidir. sakin aglayayim deme, kim bilir belki bir yerde senin bir tek gülüsün icin yasayan biri vardir.


*Eger Son Nefesimi Vermeden Once Mutlu Olacagini Bilirsem Cehenneme Bile Gulerek Giderim.!



*Seni ben değil gözlerim seçti , onlar sevdi onlar beğendi , banane gidersen ONLAR AğLASIN

Yorum (yok) Yorum yaz!

emo girl


6/9/2008 ·

                                       

aXyShé - ait Avatar                    



















Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::